Tedarik zinciri ve lojistik 5.0

Şuan bu yazıyı okumanıza aracı olan elinizde tutmuş olduğunuz telefon veya bilgisayardan tutun da benim bu bilgileri yazıya dökmemi sağlayan kalemin dahi arkasında yatan bir lojistik hikâyesi vardır. Kalem ihtiyacımın karşılanması için üretim aşamasından benim elime ulaşıncaya kadar ki her türlü ürünün, hizmetin ve bilgi akışının değer akışındaki tüm faaliyetlerde etkili, verimli bir şekilde planlanması, uygulanması ve kontrolünü kapsayan lojistik, tedarik zincirinin bir halkasıdır.

Tarihsel olarak endüstriyel evrimler yaşayan lojistik sektörüne baktığımızda, buhar motorunun ortaya çıkmasıyla birlikte Lojistik 1.0, "ulaşımın mekanizasyon" yeniliğini beraberinde getirdi. Lojistik 2.0, "yük elleçlemenin mekanizasyonu" ile yükleme ve boşaltma işlerinde süreyi ve personeli önemli ölçüde azaltmayı başardı. TMS (taşıma yönetim sistemleri), WMS'nin (depo yönetim sistemi) piyasaya sürülmesiyle, Lojistik 3.0 "lojistik yönetiminin mekanizasyonu" adı verilen bir dönüşüme uğradı. Bu şekilde gelişen lojistik kavramı, bir sonraki değişimi Lojistik 4.0, "Nesnelerin İnterneti (loT) ve Yapay Zekâ (Al) ile "katma değer yaratmayan işlerin azaltılması" ve "standardizasyon" yoluyla "lojistik ekipmanların sanayileşmesi"’nin bir evrimi. Başka bir ifade ile lojistik operasyonların, nesnelerin interneti, makine öğrenmesi (ML) ve yapay zeka gibi araçlarla daha katma değerli hale dönüştürülmesidir. Lojistik 4.0'da standardizasyon, nesnelerin interneti ve yapay zeka ile işlevler ve bilgiler görselleştirilerek tüm paydaşlarla paylaşılması paylaşım ekonomisini mümkün kılarken yapay zeka, en uygun ulaşım araçları ve teslimat alternatiflerini türetebilmektedir. Ulaşım ağları, güncel hava durumuna bağlı olarak güncellenebilir. Böylece tüm çalışanların ulaşabileceği görsel bilgiler üretilmiş olur. Bu şekilde, yük hareketlerinin her aşaması görünebilir,  takip edilebilir ve müşteri taleplerine esnek cevaplar verilebilir.

Lojistik 4.0 iş gücü tasarrufu ve standardizasyonun ilerlemesiyle birlikte, tüm tedarik zincirini optimize etmek için yeni fırsatlar sunuyor. Lojistik hizmet sağlayıcıları bu fırsatları yakalayabilmek için nesnelerin interneti ve yapay zeka tabanlı yeni nesil lojistik sistemlere aktif ve stratejik olarak yatırım yapacak ve rekabet farklı bir boyut kazanacaktır. 

  Toplum 5.0 nesnelerin interneti, yapay zeka ve robot teknolojileri pek çok sektörde insanları, nesneleri ve verileri insan ile birbirine bağlayarak yeni değerin yaratıldığı bir toplum oluşturmaya odaklanmaktadır. Fakat günümüz lojistik sektörünün bakıldığında Lojistik 4.0'a dahi ulaşamadığını söyleyebiliriz.  Lojistik 5.0, Endüstri 4.0’ın loT, Al, büyük veri ve robotik gibi dijital yenilikleri, lojistik değer akışına entegre ederek insan odaklı optimizasyonunun sağlanmasını ve sorunların çözülmesini hedefler. Böylece hammadde tedariğinden üretime, depolamaya, paketlemeye, satışa ve imalattan tüketici teslimatına kadar tüm akışın sürekli gelişimini güvence altına alır. Müşteri ve iç operasyonlardaki görünürlüğün artırılması ve tedarikçiden müşteriye uzanan uçtan uca iyileştirmelerle birlikle, verimlilik artacaktır. Çalışan da bilgi ve verileri kullanarak “yeni katma değer yaratan” insan merkezli toplumun gerçek bir bireyi olacaktır. Örneğin Pandemide kilit bir rol oynayan multimodal taşımacılık gerçekleştirilecekse lojistik şirketlerinin farklı isteklere sahip her bir müşteri için farklı senaryolarla süreci optimize etmesi gerekecektir. Yani “Kişiselleştirilmiş Lojistik Çözümleri” sunacaktır.

LOJİSTİK 5.0= İNSAN – MAKİNE

lojistik-5.0.png

Bir süre daha hayatımızın parçası olacak gibi görünen pandemi, lojistik sektörünü nasıl yeniden şekillendirmiştir? 

  Üretici işletmeler için yerli satın almadan yerli üretime dönüş, satın almanın ademi merkeziyetçiliği, tüketici davranışlarında evlere teslimat, süper marketlerde çevrimiçi stoklar, talep patlamaları ve Just In Time kavramının Just In Case’e dönüşmesi gibi pek çok değişiklik oldu. Bunun yanı sıra salgınla birlikte dışarı çıkamadığımız bu dönemde daha fazla ağırlık kazanan mobil teknoloji ve sosyal medya etkisi, tüketicinin doğru ve yanlışı çok hızlı bir şekilde değerlendirebilmesine olanak sağladı.  Bu nedenle müşteriler sadece ürüne değil, ürüne sahip olurken ki deneyime de büyük önem verir hale geldiler. Küreselleşme, pazarların bütünleşmesi, maliyet odağı unsurlarının yeni bakış açıları işletmelerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmelerini ve lojistik stratejilerini revize etmelerini zorunlu kıldı. Hızın, esnekliğin, izlenebilirliğin, çevikliğin ve takip edilebilirliğin tedarik zincirindeki tüm değer akışında ekstra önem kazandığını hep birlikte gözlemledik. Dolayısıyla tüm şirketler için tedarik zincirinin bir entegratör haline geldiği bir dönemdeyiz. Bu entegratörden tüm değer zincirine baktığımızda yaratılan katma değerin zayıf halkalarını, fırsat noktalarını görebiliyor ve aynı zamanda paydaşların sağladığı iç görüyü değerlendirebiliyoruz.

  İşte tam bu noktada lojistik ve tedarik zinciri sektörü, müşteri odaklılığını, verimliliğini ve maliyet kalemlerini, Endüstri 4.0’ın sunmuş olduğu yeni nesil lojistik sistemleri bünyelerine entegre ederek cevap vermeye çalışmışlardır.  Örnek vermek gerekirse pandemide DHL, J.H. Robinson, Maersk, UPS, FedEx, MNG, CEVA gibi lojistik ve kargo teknolojilerine milyarlarca dolar yatırım yaptı. Lojistik teknolojilerinde öne çıkan bu uygulama alanları şu başlıklar altında özetleyebiliriz:

  • Mobilite,
  • Görünürlük ve Dijital Filo Yönetimi,
  • Gömülü Lojistik Teknolojileri,
  • Robotik,
  • Depo Otomasyonları,
  • Tedarik Zinciri ve Akıllı Teslimat Teknolojileri,
  • Veri Analitiği ve Otonom Sürüş Teknolojileri.

  Enformasyon teknolojilerinin hızının arttığı, globalde ve localde dengelenmeye çalışıldığı bu dönemde  “Teknolojiler işimizi elimizden alacak mı? Dönüşüm nereye gidiyor?” sorularından ziyade oluşumu bir tehdit unsuru olarak görmenin aksine, pragmatik bir şekilde düşünüp insanı temel alarak “Bu teknolojileri ve gelişimleri işe nasıl adapte ederiz?’e bakmak daha yerinde olacaktır. AR-GE’nin toplumda bir karşılığı bulunmakla birlikte unutulmamalıdır ki, sürdürülebilir büyümenin arkasındaki gerçek itici güç insandır.

ŞEYDA ERDEM

Öğrencilerin Sesi Proje Lider Yardımcısı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi - Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Öğrencisi

Kaynakça:

https://www.ceynak.com.tr/uploads/20180213134212255.pdf

https://static.insights.tirport.com/pdf/001_tirport_2020.pdf

https://www.endustri40.com/endustri-4-0dan-toplum-5-0a/

https://talkinglogistics.com/2020/08/11/industry-5-0-supply-chain/

Bu yazı toplam 940 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.